Boşanma Sonrası Depresyon Nasıl Atlatılır?

Boşanma Sonrası Dönem

Evlilikler karşılıklı sevgi ve saygı sınırları içerisinde yaşandığı taktirde uzun ömürlü olmaktadır. Ancak hayatın akışının içerisinde anlaşmazlıklar, çatışmalar, çok çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Bu durum evli çiftler için de geçerlidir. Anlaşmazlık sonucu çiftler aralarında bir karar alıp yollarını ayırabilirler. Evlilik noktalandıktan sonra iki taraf için de hatta varsa çocuklar için de yeni bir hayat başlar. Bu yeni hayata ayak uydurmak, eski sıkıntıları unutmak ve temiz bir sayfa açabilmek adına boşanan kişilerin desteğe ihtiyaçları vardır. Bu destek için ise kimi zaman yakın arkadaşlar, aile bireyleri veya uzman psikologlar tercih edilebilir. Ancak ne olursa olsun yılların alışkanlığını ve beraberinde getirdiği sıkıntıları atlatabilmek için boşanan kişinin yalnız başına çözüm araması yanlıştır.

Boşanma Sonrası Depresyon Nedir?

Evlilik sürecinde insanlar yalnızca anlık değil 15-20 yıl sonrasına ait planlar yaparlar. Bu planlar mutluluk içinde yaşanılan hayalleri de beraberinde getirir. İşte boşanma kararı alan çiftlerin genellikle atladığı nokta budur. Boşanma sürecinde yalnızca elde var olan maddi ve manevi durum düşünülür ve bunlardan vazgeçme kararı alınır. Ancak boşanmak demek aynı zamanda ileriye dönük kurulan hayallerin de yaşanmadan bitmesi demektir. Boşandıktan sonra kişiler evlilik harici bir planları ve hayalleri olmadığını fark eder. Bir anda boşluğa düşerler ve çözümü mevcut durumu değiştirmekte ararlar. Evlilik sürecinde çok baskın olan kişi başarılı bir ilişki için edilgen bir kimliğe bürünmesi gerektiğini düşünür. Tam tersi evlilik sürecinde sakin, sessiz kalan kişi ise baskın ve yırtıcı bir karaktere dönüşmek ister. İşte tüm bu düşünülmeden yalnızca değişmeye odaklı yapılan planlar ve anlamsız hareketler dönemine boşanma sonrası depresyon dönemi adı verilir. Bu dönem bazen 2-3 ayda atlatılırken bazen uzun yıllar sürebilir.

Boşanmadan En Çok Kim Etkilenir?

Boşanma nedeniyle en çok etkilenenler elbette çocuklardır. Çünkü hem yaşları itibariyle düzenin değişmesine kolay adapte olamazlar hem de gelecekle ilgili kaygıya kapılırlar. Erkek ve kadın arasında kıyaslama yapmak gerekirse de kadınların daha fazla etkilendiği görülmektedir. Çünkü erkekler kadınlar kadar duygusal değildir. Boşanma sürecine düzen değişmesi ve maddi zorluk olarak bakarlar. Boşanma sonrası yaşanan duygusal çöküntü erkeklerde daha az görülür. Kadınlarda ise pişmanlık, yalnızlık ve kendini savunmasız hissetme gibi duygular ön plana çıkar. Çünkü kadın evliliğe ikili ilişki olarak değil bir aidiyet olarak bakar. Gelir düzeyi ne olursa olsun tüm kadınlarda durum böyledir. Bunu aşmak için kadının kendini güçlü hissedeceği bir yaşam tarzına geçmesi şarttır.

Boşanma Sonrası Depresyon Belirtileri Nelerdir?

  ->  Aşırı halsizlik ve uyku isteği

  ->  İştahsızlık, yemeklerden tat alamama durumu

  ->  Ömür boyu hiç akla gelmeyen alakasız alışkanlıklar edinmeye çalışma

  ->  Bir daha hiçbir insanla mutlu olunamayacağını düşünme

  ->  Sürekli eğlenme isteği ve evlilik sürecinde elde edilemeyen özgürlüğü sonuna kadar yaşamaya çalışma

  ->  Eski eş olmadan yaşayamayacağını düşünme ve ölüm isteği

Boşanma Sonrası Dönemde Neler Yapılmalıdır?

  ->  İş hayatına konsantre olunmalıdır.

  ->  Spora ve kişisel bakıma önem verilmelidir.

  ->  Sevilen yemekler, sevilen aktiviteler sıkça tekrarlanarak vücut mutlu olmaya alıştırılmalıdır.

  ->  Eski anılar değil yeni planlar düşünülmelidir.

Boşanma Sonrası Depresyon Nasıl Atlatılır?

Boşanma sonrası süreçte psikolojik olarak yıpranma, kalıcı üzüntü hali ve depresyon görülüyorsa kesinlikle bir uzmandan yardım alınması gerekir. Boşanan kişinin boşanmanın ölüm demek olmadığını, kalan yaşantısını güzel bir şekilde yaşayabileceğini düşünmesi büyük önem taşır. Eski eşe karşı nefret duymak sanılanın aksine çabuk unutmayı sağlamaz, daha uzun süre boşanmanın üzüntüsünü yaşamaya sebep olur. Bu yüzden eski eşe, evlilik kararına veya yapılan hatalara karşı bir sinir duymak ve bunları sürekli düşünmek kişiyi çözümsüz kılar. Boşanma sonrası süreçte geçmişteki tecrübeleri unutmadan ama geçmiş yüzünden geleceği de karartmayarak yeni bir yaşam düzeni kurulması en iyisi olacaktır.

Benzer konulardan önce
Yorumları incelemeyi unutmayın!

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.